İlk Uçuş – SA365N1/TC-HCF
Cuma, Aralık 5, 2025
Çamlık’ta yürüyüş yaparken sık sık iniş-kalkışına denk geldiğimiz Orman Genel Müdürlüğü’ne ait Bell 429 yangın yönetim helikopteri ve bir buçuk yaşındaki oğlumun onu izlerken yaşadığı heyecan, beni bu eski fotoğrafları bulmaya itti desem yalan olmaz. Yirmi küsür yıl önce çektiğim bu kareler, henüz on beş yaşında bir lise öğrencisiyken yaşadığım anılara ait. Yangın sezonu açılmış, her yıl olduğu gibi aynı tarihlerde İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nde görevlendirilmek üzere Ankara’dan gönderilen yangın komuta helikopteri yine gelmişti. O akşamı nasıl anlatmaya devam edeceğimi tam olarak bilmiyorum; belki de sanki dün yaşanmış gibi anlatmak daha doğru olacak.

Helikopterin sezon boyu kullandığı Çamlık, o dönemlerde kapısında güvenlik olmayan, yürüyüş yapılabilen ve fidan vesairenin satın alınabildiği bir yerdi. Akşama doğru okuldan çıkar çıkmaz doğruca helikoptere gitmiştim. Akşam saatlerinde uçuş yapılması pek olası değildi ama filoya hangi helikopterin geldiğini merak ettiğim için yine de uğramıştım. Sahanın güvenliğinden sorumlu ve benim bitmeyen merakıma alışmış olan Muzaffer Abi, “Uçuş ekibi birazdan gelir, istersen onlardan izin al,” deyince biraz gerilmiştim açıkçası.

Az sonra gelen teknisyen, Dauphin’in motor kapaklarını sökmeye başladığında bir cesaret yanına gidip selam verdim ve yardım etmeye koyuldum. Yardım dediğim, kapakları kenara taşımaktan ibaretti ama buna izin vermesi büyük bir jestti. Beraber yürürken filoda kaç Dauphin olduğunu sordum; hem şaşırdı hem güldü. “Birazdan pilotlara sorarız,” dedi ve bakım merdivenine çıkıp işine devam etti. Kısa süre sonra pilotlar geldi. Orada ne yaptığımı tam anlamasalar da olumsuz bir tavır sergilemediler. İşlerinin arasında fırsat buldukça filodaki Dauphin sayısından Ecureuil filosuyla farklarına kadar tüm sorularımı sevecenlikle yanıtladılar. Fotoğraf çekmeme de izin verdiler; ancak birazdan kalkış yapacakları için uzakta, emniyetli bir alanda durmamı tembihlediler. Artık iş zamanıydı.

Dauphin yerden üç-dört metre havalanıp kısa bir süre hover’da durdu ve tekrar indi. Sadece yerde duran bir helikopteri görmek için Çamlık’a giden Çağatay için oldukça keyifli bir akşamdı. Az önceki sohbetin samimiyetine güvenerek içeride müsait oldukları bir anda bir ricada bulundum: “Uçuyormuş gibi yapar mısınız?” Arka koltuktan kokpiti çekerek uçuş hissi veren bir mizansen planlamıştım. Beni kırmadılar; poz verdiler, hatta kokpitte bazı ışıkları bile yaktılar. Filmli makinemle çektiğim kareden emin olduktan sonra teşekkür ettim. Helikopterden inerlerken kaptan pilot diğerine bakıp sonra bana döndü: “İstersen bir sonraki test uçuşuna sen de gel; daha gerçekçi olur,” dedi. O akşam, trim ayarlarının ardından yapılan test uçuşlarında ben de vardım. Çocukluğumdan beri hayranlıkla izlediğim helikopterle ilk uçuşum böyle gerçekleşmiş oldu. İnsan kendi şansını biraz kendi mi yaratıyor, nedir?
Aérospatiale SA 365N1 Dauphin 2 – CN/6302 – TC-HCF / 2003
Yorum Ekle