Dokuz Çeşme

Cuma, Ağustos 21, 2026

Günümüzdeki adı Altındağ olan Kokluca, Osmanlı Dönemi’nde Rumların nüfus olarak çoğunlukta olduğu bir köy olarak bilinmektedir. Buca, Bornova ve Seydiköy gibi, İzmir’de ticaretle uğraşan varlıklı kesimlerin konutlarının bulunduğu yerleşimlerden biri olan Kokluca, Bornova Ovası’na hakim bir konumda kurulmuştur. Cumhuriyet Dönemi’nde Altındağ olarak adlandırılan yerleşimin köy merkezi günümüzde Eskiköy olarak bilinmektedir. İzmir’e gelen birçok seyyah tarafından da ziyaret edilen Kokluca’da bağcılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu bilinmektedir. Rum nüfusunun çoğunlukta olduğu bir köyde, G. Flaubert’in de sözünü ettiği eski bir caminin bulunması, yerleşimin zaman içerisinde kimlik değiştirmiş olabileceğini düşündürmektedir. Bir başka anlatımda ise Kokluca’nın daha önce bir Türk köyü olduğu, Türklerin buradan ayrılmasının ardından muhtemelen harap durumdaki bir caminin restore edilerek kiliseye dönüştürüldüğü ve hatta bazı Türklerin bu yapıyı ziyaret etmeye devam ettiği belirtilmektedir.

Acı Çeşme’nin bulunduğu konum ve çeşmenin güneyinde görülen kanal biçimli suyolu, suyun daha yukarıda bulunan bir kaynaktan çeşmeye getirildiğini düşündürmektedir. Kokluca’daki çeşmeler, İzmir’e gelen bazı seyyahların notlarında da yer bulmuştur. Kurtuluş Savaşı sonrasında gerçekleşen mübadele döneminde köydeki Rumlar Yunanistan’a gönderilmiş ve göç ettikleri bölgede “Yeni Kokluca” adını verdikleri bir yerleşim kurmuşlardır. Burada, Eski Kokluca’nın simgelerinden biri olduğu düşünülen Dokuz Çeşme’nin anısına yeni bir çeşme inşa edilmiştir. Acı Çeşme çevresinde yaşayanlar, doğu-batı yönlü ve dikdörtgen planlı caminin daha önce kilise olarak kullanıldığını belirtmektedir. Ancak bu iddianın doğruluğu, yapıda gerçekleştirilecek ayrıntılı rölöve ve restorasyon çalışmaları sonucunda kesinlik kazanabilecektir.

Kesin olmamakla birlikte, toplam dokuz nişten oluşan 1 ve 2 No.lu çeşmelerin Osmanlı Dönemi’nde “Dokuz Çeşme” olarak adlandırılmış olması muhtemeldir. Çeşmelerin dış cepheleri günümüzde sıvalı olmakla birlikte, saçak seviyesinden itibaren yapılan modern tuğla eklemeleri birleşme çizgisinden anlaşılabilmektedir. Sıvaların döküldüğü bölümlerde kemerlerde tuğla, duvarlarda ise moloz taş kullanıldığı kısmen görülebilmektedir. Caminin batısında oluşturulan kapalı giriş mekânı nedeniyle çeşme özgün görünümünü büyük ölçüde kaybetmiş olsa da, dikkatli bir incelemeyle yapının ilk şekline ait bazı izleri seçebilmek mümkün.

Dokuz çeşmeden günümüze ulaşan süslemeli tek ayna taşı (üstte) ve Eskiköy Camii avlusunda kalan kısım.

Kaynak: İzmir Kokluca Köyü’nde Üç Osmanlı Çeşmesi – Dr. Hasan UÇAR – 2020

Yorum Ekle